Mardin Organize Sanayi Bölgesi
Mardin Organize Sanayi Bölgesi

Yeni gelişme duyuru ve haberleri ilk önce siz öğrenmek isterseniz mail adresinizi kayıt edin. Sizi bilgilendirelim.

Köyde Çiftçilikten Fabrikatörlüğe Giden Yol


Köyde Çiftçilikten Fabrikatörlüğe Giden YolMardin Kızıltepe İlçesine bağlı üç köyde yerleşik, saygınlıkları ile çevrelerinde sevilen İlhan ailesi.. Biraz şeyhlik, biraz ağalık. Ağalığı duyan farklı düşünmesin. Ağalığın yörede iki farklı tarifi var. Yani iki çeşit ağalık unvanına sahip olunabilir. Biri kapılarını sürekli açık tutan, ekmek yediren, kazandığından çevresini yararlandıran ağa profili. Diğer ağa profili ise kuvvetine, silahına güvenen, biraz zalim, biraz katı. İlhanlar Şeyhliklerini iyi niyetleri ve evlilikleri, ağalıklarını da ekmekleri ve paylaşımlarıyla sağladı. Aile çiftçilikten, uluslararası taşımacılığa merak sardı. Sonra da fabrikalara, yatırımlara. Organize Sanayi Bölgesinde Un fabrikası Kuran Salim İlhan ile bir Kuzey Irak gezisinde tanışmıştık. Cana yakı ve alçak gönüllü. Asaletini zenginliğinin önünde ilk bakışta görebilirsiniz. İşadamı Sanayici Salim İlhan, günlük 300 ton kapasiteli Un fabrikasını yıllar önce kurmuş, ikincisini de önümüzdeki günlerde hizmete açacak. Salim İlhan ile dünü, bugünü konuşacağız. Ticaret Hayatı Nasıl Başladı? Biz köyde büyüdük. Ve uzun süre çiftçilik yaptık. Gelişen teknoloji, hayat şartları bizi bir anda uluslararası taşımacılık sektörüne sürükledi. Hem ürünlerimizi taşıyor daha iyi fiyatlarla pazarlıyorduk. Hem de bazı firmaların mallarını dış ülkelere götürüyorduk. Güzel de kazançlar sağladık. Fabrika kurma işi nasıl doğdu? Nakliyecilik yaparken, ihracatın nasıl yapıldığını öğrendik. Mallarını taşıdığımız firmaların dış bağlantıları ile tanıştık. Ve ihracatın kazanımlarını gözlemledik. Kuzey Irak pazarında iyi bir çevremiz oldu ve karşılıklı güven sağladık. Bir anda başka firmaların mallarını taşıyacağımıza kendi mallarımızı neden taşımıyoruz dedik ve Un Fabrikası kurduk. Neden Un? Başak Alanlara neden yatırım yapmadınız? Neden un sorusu yerinde bence. Un bizim için entegre bir yatırım oldu.. Geniş bir arazimiz var. Buğday ekiyoruz. Ve uluslararası taşımacılık yapıyoruz. Yanı tarlalarımızda yetiştirdiğimiz buğdaylarımızı fabrikamızda un haline getiriyoruz ve unu yine araçlarımızla dış ülkelere taşıyıp ihraç ediyoruz. Birbirlerini tamamlayan hizmetler anlayacağınız. Bir Un Fabrikanız var, ikincisine neden ihtiyaç duydunuz? Rekabet gücümüzü arttırmak için ikinci fabrikayı kurdum. Bizim ailenin toplam 12 un fabrikası var. Benim yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığım Marova Un Fabrikası 10 dönüm alan üzerine kurulu ve günde 300 ton kapasiteli. Dış ülkelere ihracat yapıyorsanız güçlü olmanız bir anda istenilen malı ulaştırmanız, teslim etmeniz gerekir. Gaziantep Fabrikalarının gücü yüksek. İhracatta başarı rekabet gücü ile orantılıdır. Biz günde 300 ton üretim yaparken onlar bin tonlar üretiyorlar. Rekabet gücümüzü arttırmak için 18 dönüm alan üzerinde günlük 700 ton üretim kapasiteli Mirac Un fabrikamızı kurma kararı aldık. Ağustos ayında hizmete açmayı hedefliyoruz. Neden Mirac? Marova markası ile devam etseydiniz? Geçen sene Mirac kandiline denk gelen bir anda ikinci un fabrikamızı kurmaya karar verdik. Düşündük Mirac kandilinde fabrikayı kurmuşuz, bereket getirsin, hayırlı olsun diye fabrikanın ismini Mirac Un koyduk. Kaç kişiye İstihdam Sağlıyorsunuz? Şimdilik 35 kişiye istihdam sağlıyoruz. İkinci fabrikanın devreye girmesi ile bu sayı 75´e çıkacak. Gıda üretiminde istihdam yaratma alanları diğer yatırımlara göre azdır. Ama biz bunu en yüksek sınırda tutuyoruz. Rekabet gücü sadece üretimle mi ilgili? Hayır! Tabi ki. Başka faktörler de var. Bir örnek verecek olursak, yine Gaziantep´e dönmemiz gerekir. Kredi kullanırken bizim bir çok taşınmazımızı bankalar teminat olarak kabul etmiyor. 18 milyon liralık yatırım yapıyorum bunun çok az bir bölümü için kredi kullanabiliyorum. Gaziantep´te böyle bir yatırım yapan bir iş adamı bunun iki katı kadar kredi kullanabilir. Geri ödemesi olunca kredi sıkıntı olmaz mı? Olmaz tabi. Hatta yüksek bir kar getirisi var. Birkaç ay önce buğdayın tonu 750 liraydı. Bu gün 1050 lira. Kredi alan buğdaya yatırdı. 2-3 ay içerisinde % 35 oranında kar etti. Kredi kullanabilen Gaziantepli işadamı, kredibilitesi düşük tutulan bir Mardinli işadamına karşı 1-0 galip oluyor. Kârdan biraz zararla bize karşı rekabet ediyor. Habur Kapandı Neler Yaşadınız? Bölgedeki olaylar kısa süreli de olsa bizi olumsuz yönde etkiledi. Cizre ve Silopi´deki sokağa çıkma yasakları Habur sınır kapısının kısa süreli giriş çıkışlara kapanmasına neden oldu. O dönemlerde ihracatımız düştü. Şimdi toparlandık. Habur´un Kapanması Gerekli miydi? Bunu cevaplamak için güvenlik durumunu da iyi değerlendirmek lazım. Güvenlik ve huzur ticaretten önce gelir. Güven ve huzurun olmadığı yerde ticaret olmaz. Biz olayı bu şekilde değerlendiriyoruz. Mardin Valisi Sayın Ömer Faruk Koçak Habur´un ticarete açılması için yoğun bir çaba harcadı. Defalarca Şırnak Valisi ve Gümrük Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler yaptı. Valimizin, Milletvekilimiz ve MARSİAD Başkanı Nasır Duyan´ın bu konuda girişimleri sonuç verdi. Şimdi Habur tıkır tıkır işliyor. Başka illerde yatırım yapmayı düşündünüz mü? Denedik olmadı. Ankara´da 5 yıl süre akaryakıt istasyonu çalıştırdık. Ama aklımız, gözümüz doğup büyüdüğümüz topraklardaydı hep. Toprak mı su mu çekti bilemiyorum. Biz aslında doğup büyüdüğümüz bu topraklara bir vefa borcumuz olduğunu düşünüyoruz. Onun için yatırımlarımızı hep buraya yaptık. Yapmaya devam edeceğiz. Son gelişmeler, bölgedeki çatışma ortamı sizi korkutmuyor mu? Bu çatışmadan rahatsızlık duymamak mümkün değil. Ama korkmuyoruz. Bölgenin kısa sürede huzura kavuşacağına inanıyorum. En zor anlarda bile biz yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Yeni Un fabrikasının maliyeti 18 milyon lira. Ben bu yatırımı Gaziantep veya bir başka ilde yapsam, kısa sürede değeri iki-üç katına çıkar. Ama ben memleketimi, doğup büyüdüğüm toprakları tercih ediyorum. Marova Un Fabrikasını Salim İlhan ile birlikte geziyoruz. Son derece modern bir fabrika. Her şey bilgisayar denetiminde. El değmeden dev silolara doldurulan buğday bir yerden değirmenlere aktarılıyor, oradan un olarak çuvallanıp kamyonlara otomatik olarak yükleniyor. Salim İlhan ile söyleşimizi yaparken bir delikanlı bize köy ayranı ikram ediyor. Organize Sanayi Bölgesinde sıcakların başladığı bir mevsimde en güzel içecek. İkinci ayranı içtikten sonra söyleşimiz de tamamlanıyor. Mardin´in ekonomisine yöne veren bir başka işadamı ile yeni bir söyleşide bulunmak dileğiyle